Friday, December 1, 2006

mustafa hakkında hersey

"bazen tanrılar kendilerinekurban seçerler, tanrı olduklarını hissetmek için..."
"hepiniz beni avutuyorsunuz, geçiştiriyorsunuz"
"karı koca hayatımızı siktiniz ulan!"
"hayatımda ne işiniz var?!"
- abi sen resmen adam kaçırıyosun farkındasın di mi?
- adam mısın lan sen!!!
"vivaldi! antonio vivaldi! hiç sevmem!"
-geçmiş sen nasıl hatırlamak isteren öyledir bazen
"cok yalniz kalacam burada be; olsen diyecen ama iste insan seysi..."
"boyle burun buruna olmuyor, arkami donsem"
- bazı şeyleri olmamış sayamazsınız, hayat bunun için hiç de uzun değildir...- sen de kimsin...evimizde ne işin var?- ben ertelediğiniz hayalleri gerçekleştirmeye geldim...

"sen bilirsin deyince kavga olmazmış"
"şimdi uyuyoruz ya, unuturuz uyanınca"---
-kapari ne aaagbi?
-kapari bööle küçük yeşil...! ee sorma bi daa bana bişey!
-tek derdiniz banyonun fayansları yesıl mı olsun mavı mı?

off ya nası filmdir bu bööle? insan her izleyisinde mustafaya yakın olduunu anlayıp hemen kosarak telefona sarılmak hatta bööle mustafaya yakın tanıdıklarını aramak istior(hooşş ben yaptım)

ceren'in mustafayı fikretle aldatması, mustafanın mükemmeliyetçilii, fikreti kaçırıp ona işkence etmesi.. mükemmel sahneler. insan bi fikrete hak verior bi mustafaya en sonunda cerene küfredior. "kırmızı mı? hiç sevmem!" deyişinde mustafanın "hiçbiriniz tanımadınız beni" bakısı, sonra annesının ustunde o kırmızı kazaı gormemız, son bi umutla "kimdi o şarkıcı hatırla ulannn" demesi fikretin sallaması ve tabii tutmaması, yemek yedikleri yerdeki o davranısları..
insan mustafaya yakın olduunu farkedınce korkuor ürküor haliyle.. ama napalım da dior biz bööleis(evet tescillendi biz bööleis yakındaki herkes de bööle)
fikretin temiz saf cocuk ayaklarındaki piclii..

güzel film sonucta.

tabee sondaki bir derdim var soundtrack ne bekliorduk ki basta da hayat calıordu ztn..

cooktandır aklıma gelmemisti