
2 gündür biraz keyifsiz olan kediş için "ay ölücek" diye paranoyalara girmek, sabah da bunu doğrular gibi ilk kez -evet bizimleyken ilk kez- yatağa çişini yapması, bunun üzerine "tamam işte işaret bu nerde olduğunu bile bilmiyor" paranoyalarına girmek, üstünde eşofmanlarla veterineri açtırmak, sonuçta "üşütmüş" olduğunu öğrenmek-evde beton yok, her yer parke ve devamlı yatağın üstünde nası üşütüyorsa artık diye şaşırmak- iğne vurulurken sanki size iğne vuruluyor gibi olmak, sabah sabah sinirlerinizin bozulması, "ya ona bir şey olursa" korkularına yenilmek, ağlamaklı olmak. daha da kötüsü ağlarsa düzeleceğini düşünmek.(son cümle benim denyoluğum)
tabii bi kez daha karar verdim ki benden anne falan olmaz, olurum lan ben paranoyadan. ya da bilmem tam tersi olur atarim sokaklarda oynasin seklinde. boyle de bi borderline profili ciziorum as u c.
neyse evrene de burdan 2 cift lafim olucak: nerde bizim siparisler?
neyseki bu entriden 2 saat sonra duzeldi oglusumuz. daha iyi gorunuyor.