Thursday, July 1, 2010

ben bu yaziyi sana yazdim

ben bu yazıyı sana yazıyorum, okumazsın bilirim ama gene de yazıyorum...hangi başlığa ne yazacağıma karar veremedim şimdi.saat buçukta uyudum 5te uyandım. 2 saattir tekrar uyumaya çalışıyorum, aklımdan sussa her şey, aklım bi konuşmasa uyurum eminim..ve aklımın bana söylediği tek bisey var:gözden düşmek..evet sen gözümden düştün.. insanlar benim için sıradan bi fesleğen gibi-evet insanlar da bitki aslinda.hareket etmeleri bir şeyi değiştirmez- hanı ben dikmişimdir oraya, güzelce durur yerinde, sen bi gün gelir o fesleğene basıp geçersin, "yanlışlıkla oldu" dersin. insanları hep severim ya seni de sevmeye devam ederim, olur derim bi daha yapmaz. içimden dualarla derim bunu. sonra başka bigun hersey normalken, sen bi yere yetişmek zorundasındır ve gene ezersin çiçeğimi. o zaman susmaya başlarım, benim gibi çok konuşan bi insanın susması tehlikelidir bilirsin az çok. susarım, söylediklerini dinlemem, içten içe bana zarar verdiğin beni kırdığın fikri filizlenir artık.bundan sonrası sana bağlıdır, ben etkenden edilgene, herseye "peki" demeye başlamışımdır, bu en tehlikelisidir, sen gözümden düşüyorsundur, sadece yere çarpma hissini yasamamamissindir.. sonra küçük bir şey olur, severken o çiçeği yapraklarını döker. sen yapmamışsındır o kendiliğinden olmuştur, sana kırılmıştır, içten içe kendini yemiştir. hanı çok şu verince olur, ama susuz kalınca da olur. bu sefer su değildir neden.. hissettiği küçücük biseydir, ve bu yüzden senden tamamen uzaklaşır.kendi başına, sessiz sedasız devam eder..-ultra saçma bu yazıyı neden yazdım bilmiyorum..