Tuesday, September 9, 2008

hayatimda yasadiklarim ya da yasamadiklarimi anlayan birileri var ya da yok.. kendimi arada kalmis cok arada kalmis hissediorumvar olmayan bir anafor yaratmis donuor hissediorum.. ama durduramiorum da kendimi..
aciklayamiorum ki..
slklLgan oluorum, slklcl oluorum, konuskan oluorum, simarik oluorum.. hep bi sifatlara dahil olurken hep birileri beni etiklerken cok acik--gitmek istiyorum--
sakin bi yer de degil, cok guzel bi yer de degil, bikac gun kimsesiz bi yer belki, belki kalabalik bi yer oturayim sabahtan aksama kadar izleyim..

"huzursuzluk" bu benimki.
kurmak isteyip istemedigin bi hayata uzaktan bakmaya calismak belki..

sanki bir şeyler eksik hayatında dur ve dinlen n'olursun ah bir defa yerinde olsaydım beni dinlerdim ama sen duymadın..duraksız bir yarış seninki ne başı var ne sonu belli uğraşırken kazanmak için sormadın hiç neden niye..ve hayat sana dokununca her şey nasıl da değişti dönüp bakınca gördün birden..

sanki bir şeyler eksik hayatında dur ve dinlen n'olursun ah bir defa yerinde sayarsın kaçıp gitsen de her şey içinde

sevdiğin her şey bir yük olmuş karşı koymak bile yetmiyor yine aynı şarkıyı söyle sanki ağlar gibi kendine



borderline bi insanim ya bi kelimeyle butun dunyam basima yikilabilior, bi kelimeyle sadece bi kelimeyle dunyanin en mutlu insani oluorum. hep sinirdaim. hic bi adim gerisinde degil, cok yoruluorum bazen..

vermem gereken zilyonlarca karar ve atmam gereken adimlar var. ama complicated yapiorum bunlari ben hep. uzaktan durup bakiorum o zaman bile bazen kendimden basim donuo. her an degisken bir ruh haline sahip olmaktan yoruluorum. bunlari dikkat cekmek icin yapmiorum, ilgi manyagi oldugum icin yapmiorum. sadece anlamdirmam gereken bir ruh halindeyim ve cozemiorum.

yardimci olanim yok. born alone die alone havasinda yasioruz iste..

bu soğuk yağmur ,esen rüzgar
bu anlaşılmazlık,incitmesin seni
boş odalar, insanlar
bu yalnızlık ,ürkütmesin seni
sınırlar var dudaklarda başlayan
çok zor dikkat et kendine...
mutsuz günler, bitmez hüzün
bu sessiz isyan, aldatmasın seni
suskun yüzler, sahte gülüşler
bu kargaşa, hiç kırmasın seni
sınırlar var dudaklarda başlayan
çok zor dikkat et kendine
çünkü çok zor inan çok zor
dikkat et kendine...
bu sıcak eller, gizli anlaşma bu zamanlama,
korkutmasın seni

beni düşün bir de...
yalnız bir hayathep aynı sessizlik... hep aynı!

tek bildigim uzaklari ozluorum bugunlerde...
yazcak o kadar cok sey var ki--istanbul gokan askim indus ankara alanya izmir karisiklik duzen karisik gariplik guzellik ama sonra hepsini uzunca bi ara yazmak lazim...--
simdi tek anlatmak istedigim hayatimdaki insan...
neden anlatmak istiorum neden hep ondan konusmak istiorum neden bu kdar zorluorum neden bu kadar seviorum neden onunla uyurken bu kadar huzurluyum her dedigini kabul ediorum hep en son sozu o soyluor... neden oluyor...
hic bilmiorum.
ben ki "insan kendine bile ait degilken baskasina nasi ait olur..." dien insan,
geciniz efenim evlilik de sevgili birine bagli olmak neymis dien
ayni zamanda da gayet de flirty bi karakter duruldum belki bundan..
sakinlestirdi beni belki bundan..
simdiyse duraganliga gelemeyen ben belki de bundan kavga cikariorum bilmeden ya da bilerek isteyerek farkinda olmadan..
kendime itirafim bu belki.

ya da bilemedigim bi sebeple yaziorum.


korkuorum ya da fazlasiyla korkuorum olmamali sevmemeliyim bu kadar yarin bigun o da "herseye ragmen" dicek, o da "en cok seni sevmistim ama.." dicek, "katlanamiorum sabrim yok.." dicek, bigun gelicek istemicek...

duvar orme sanati ogrenmeliyim diorum bencillik belki kendini korumak ama yikilan her adimda daha bir kaybolmak da var.

evet cok abartiorum di mi bunu da biliorum herseyi bilirim ben uygulayamam bunu da bilirim..
susmak belki de istegim gunlerce susmak..

biri bana ozlem konus tekrar lutfen diyene kadar susmak.. ama ben huzursuz bi ruhum bugun bole yarin tam tersiyim..

" dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir /her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü/ bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa/ bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse/ ama bir tufan az mı gelir yoksa /yine de yırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlaka /
hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

içimde zaptedilmez bir kırma isteği/ dizginlerini koparan bir at sanki bu/ soluksoluğa kalıyorum her sonbahar/ ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa /bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum


dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir/ bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa/ bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik,/ hiç gitmesem oysa ne kadar sakin sokaklar/, kent ve bütün yeryüzü ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne /sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün "
ama tek bildigim BORDERLINE olmaktan yoruldugum.. buna bi cozumum olsa keske..
ama garip
huzurlu ve huzursuz
evet ve hayir
ben karisik bi haldeyim...