bir bilgenin sabrini ta$irabilecek kadar saldirgan, bir kediyi sakinle$tirebilecek kadar uysal, bir toplulugu gulmekten kirip gecirebilecek kadar pozitif, yanindakileri intihara surukleyebilecek kadar negatif, butun gece dansedebilecek kadar enerjik, butun gun uyuyabilecek kadar yorgun, bir haftalik i$i yarim gunde bitirecek kadar hizli, yarim gunluk i$i bir haftaya yayabilecek kadar yava$, bir gelincik kadar narin, bir cam agaci kadar guclu...
Wednesday, May 26, 2010
ne kadar tutabilirsin gul ugruna dikeni?
yüzüne tokat gibi çarpar bu soru..o an, gülün güzelliğini izlerken elinden akan kanları fark bile etmediğini görürsün birden, ve o an acımaya başlar aslında belki de aylardır kanayan..o zamana kadar çektiğin ama hissetmediğin bütün acılar dikenin battığı yerde toplanmaya başlar, gül hala güzeldir gözünde de, bir yandan da yanıyordur canın hiç olmadığı kadar...bilirsin, asla boyun eğip dikenlerini geri çekmeyecek, asla git ya da kal demeyecek..bilirsin, o dakikadan sonra kalamayacağını, kalsan da o kanamaya çok fazla dayanamayacağını..ne yapman gerektiğini görüyorsundur artık, gidersin, tek bir kelime bile etmeden,veda etmene gerek bile yoktur, güle, bilir o çünkü, sormaz hiç “neden” diye,cevabı içinde saklıdır sorunun, ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni?"gül uğruna dikeni tuttuğunu anlayana kadar.."
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment