
kadinin bi sucu yoktu, sadece dusunuyordu. bazen aynaya bakip inanilmaz guzel goruyordu kendini, bazen aynaya bakiyordu aksini goremiyordu cunku yoktu. uzun zamandir insanlarin nasil yasadigina hayret ediyordu. durmadan sorabildigi herkese ayni soruyu soruyordu: "ya bu insanlar nasil yasiyorlar? nasil her gun uyuyup uyaniyorlar? nasil mutlular..." ve daha kendinin yapamadığı biçok şey.
bi anlam ariyordu sadece, bulamayacagini bile bile ariyordu. o zaten hep "olamayacagini bile bile" yapardi cogu seyi. olacagina inatla. kendine kendi gucunu kanitlamak istercesine. ama hep yenilirdi. o yenilgilerinden ders alabilen yuce ve kutsal insanlardan degildi.
arada kalmisliktan nefret ediyordu. son gunlerde slk slk acaba gercekten yasior mu diye dusunuyordu yoksa her sey bi ruya miydi, cocuklugundan beri anlam bulamamisti zaten "madem oluces neden yasiyoruz" sorularina.
hayatinda hicbiseyin orta noktasi yoktu. anlik degisime sahip duygularla yasamak onu cook yoruyordu artik...
1 comment:
arada kalmaktan kim nefret etmezki..
Post a Comment