Tuesday, January 24, 2012

cok rica ediicim: sikilmisgotundavasini yapmayalim.


arkadasim bak, gecmiste ne olduysa gecmiste kalmistir, ne alemi var sikilmis gotun davasini yapmaya? ne bileyim sinavdan cikip sinavdan konusmaya, yasadigin bisey hakkinda saatlerce ama saatlerce soylenmeye sanki degistirmeye muktedirmissin gibi. hayir yani ne gerek var? bak onune devam et, o ne ya "aslinda gecmiste bu olurdu da olmadi da su olsaydi bu daha kolay olurdu da iste orda bise engel oldu da..." amk bise engel olduysa bi nedeni vardir, gor gorme,senin bilecegin is. ama bak senden tek bi ricam var: gecmisten bahsetme o kadar cok.
bi insan degistiremeyecegi biseyden niye bahseder devamli, neden sizlanir? hic anlamam. hata mi yaptin, agzina mi sicildi, ne oldu da nerden bu kuyruk acisi? hic mi gecmez o kuyruk acisi, ozsaygin bu kadar mi az?!? bilemedim simdi bak.
he dersin ki ben gecmisime bakarak gelecegimi tayin ediyorum ne bileyim bi dikiz aynasi gibi kullaniyorum iste arada bakarak onumu goruyorum falan o zaman tamam, ama lutfen lutfen gecmiste degistiremeyeceginiz seyler hakkinda konusup da sizlanmayin amk.
sonra yok efendim ben mutlu olamiyorum, olamazsin amk, olasiliklar olasiliklar diye diye olursun, iste mutsuzluktan olur hepsi de.
neyse canim sunu soylemeye calisiorum: bana yaparsan agzina sicarim en kibar anlamiyla bilmis ol. ok kib bye.

Sunday, January 22, 2012

ne zaman fark etmeden yargiliyoruz? judgemental davranıyoruz? bunu yapiyoruz da biz salak miyiz?


evet, cook sex and the city izlemekten carrie'ye bagladim ben dostlar, soru soruorum adeta ny da column yaziorum falan. sizofreni dostlarim kotu bisey...
neyse, bugun kendimce su soruya cevap ariorum, soru acik net: biz neden insanlari yargiliyoruz, deli miyiz, bunu yaparken amacimiz ne, fark ettigimiz an durdurabiliyor muyuz, ayrica ne sikime yargilioruz, biz cok mu iyiyiz?
evet, fark etmiyoruz-farkında olmuyoruz- yargiliyoruz. "ay ama o cocuk sana neler neler yapti sen onla hala konusuyorsun bikbikbik!!!!" derken yargiliyoruz, tabii burda amacimiz su: sevdiklerimize zarar gelsin istemiyoruz, incinsinler uzulsunler istemiyoruz... da bunu yapmaya ne hakkimiz var? arkadaslik bize bu yetkiyi vermez ki... arkadasim diyorsan onu her kosulda ama her kosulda(hamile kalabilir, her gun biriyle olabilir, dunyanin en kotu giysilerini giyebilir, dunyanin en ucuz filmlerini cok begenebilir, asla dinlemem dedigin muziklere bayilabilir falan...)onun yaninda olmaliyiz. niye? biz baskalari icin en iyiyi bilemeyiz de ondan, oyle bi luksumuz yok, istedigimiz gibi olsun demek incenmemesini istesek bile, bence en basit tanimiyla delilik.
insanlarin hur iradeleri var, evet her zaman birbirimizin yanindayiz, yeri geliyor akil veriyoruz birbirimize ama delirmenin de alemi yok bebegim. burada hemfikirsek, o zaman sosyal mesajimizi verelim: kimseye arkadasimiz olsun olmasin judgemental davranmayalim, o begenmedigimiz sevgilisine laf etmeyelim eger gormesi gerekiyorsa kendisi gorur zaten olumsuz yonlerini, giydikleri kiyafete bakip "how can u wear that?!!? u r out of ur mind?!!?" demeyelim, once bi kendimize bakalim falan.
bakin bu yazinin en dikkat ceken noktasi su aslinda: ben bi BASAK BURCU kadini olarak bunlari diyorsam, dunyadaki tek isi elestirmek olan ben diyorsam yani, sizler haydi haydi judgemental davranmaktan uzak kabilirsiniz canlarim. ok kib bye.

Saturday, January 21, 2012

"icine harfler girmeden once matematikte iyiydim"


her sey basit bi matematikten ibaret diyorum son gunlerde: biseyi yaparken mutluysan, go for it. ama diilsen bi dur "amk neden bole yapiorum, derdim ne, yaptim da elime ne gecti?" falan de, aman ben matematikte hic basarili olamadim diyorsan walt disney metodunu dene, o ne diyorsan biraz arastir... neyse canim bak simdi, evet icine harfler yani insanlar girmeden her sey iyi gibi gorunuyor benim dusuncemde, ancak insanlar girdi mi turevler de giriyor integraller de (belki aslinda basit bir olasilik hesabiyla bi yere varirdik diyenler icin, sen bi dene bana haber ver olur mu canim?) yani cetrefilli kombinasyonlar gerceklesiyor. iste "ben o insana bunu desem ne olur", "ay yok ya o bunu derse?", ya da "bu insanla arkadas olarak cok iyiyiz, en iyisi biz bise demiyelim" falan gibi farkli yollara aciliyor kapilar.
ama basta ne demistik: iyiysen devam et, kotu hissediyorsan dur.
cok basit gorunuyor diil mi, o zaman harfleri siktir edebilir ve sadece kendi hislerimize donebiliriz, boylece gercekten dogru olani yapariz. "ay yok ben hislerime de guvenmiyorum" dersen, arkadas nasi insansin sen, ne yasadin, ne ictinden baslar ve cocukluguna inmek zorunda kaliriz bunu da bil.
bu arada her ne kadar inandigim dinin peygamberi thom yorke 2+2=5 demis olsa da beybiler, matematik asla yalan soylemez...

Monday, January 16, 2012

sen cok film izlemissin

hani filmlerde olur ya, kizla cocuk bise konusmak icin bulusmuslardir, kiz cocuga asik oldugunu soyleyecektir ancak cocuk o anda kizin hoslanmayacagi bise yapar, kiz vazgecer -insert: what am i thinking?- hic orali olmaz falan... yillar sonra karsilasirlar ve farkli hayatlara gittiklerini gorurler, o gunden konu acilir kiz "aslinda ben o gun..." diyerek baslar ve cocuk da aslinda o gunku davranisinin yanlis oldugunu, korktugunu bilerek oyle yaptigini soyler falan... evet bunlar sadece filmlerde olur, sonra bi bakarlar ki hayat coktan akip gitmis etc.
bu da boyle boktan, siradan, ucuz, 5 para etmez bi film iste. that's all.