bir bilgenin sabrini ta$irabilecek kadar saldirgan, bir kediyi sakinle$tirebilecek kadar uysal, bir toplulugu gulmekten kirip gecirebilecek kadar pozitif, yanindakileri intihara surukleyebilecek kadar negatif, butun gece dansedebilecek kadar enerjik, butun gun uyuyabilecek kadar yorgun, bir haftalik i$i yarim gunde bitirecek kadar hizli, yarim gunluk i$i bir haftaya yayabilecek kadar yava$, bir gelincik kadar narin, bir cam agaci kadar guclu...
Friday, June 29, 2012
nerde biraktim ben sevmeyi? en son kimdi cok asik oldugum askindan oldugum? hangi yanilsamamdi? yanilsama mi? yalan soyleme bari hepsi gercekti. sonra gittiler. gittikleri yerlerle hic ilgilenmedim, neden gittiklerini sonradan buldum. (i just figure out) nerde biraktim kirilmamak icin kendimi gostermeyi? nerdeydi, ustumde hangi giysim vardi, ojelerim ne renkti, peki ya ayakkabilarim? cantam? dur ama saclarimi bilirim saclarim aciktir hep, son zamanlarda sikica toplasam da... ne zaman cevremi sadelestirdim bu kadar, ne zaman insanlardan sogudum ve ne zaman gercekten sevilmek istedim? nolcak canim just hangin' around cumlesinden ne zaman vazgectim mesela... open relationshit'ler cok mantikli yeaa cumlesini en son ne zaman kurdum. neyse zaman gorecelidir demis adamin biri zamaninda bak zaman bu cumlede de onemli bi oge. zamani olmayan cumleler nerde kaldi yani genis zaman ve gecmis zaman arasındaki tense uyumsuzluguna bi cozum bulabildi mi turkler? bulamadiysa hala cumleye genis zamanla baslayip gecmis zamanla mi bitiriyorlar? ama olmaz ki boyle, birini gecmis zamanda sevip gecmis zamanda birakamazsin ki... hep ingilizceyi turklerden ogrenenlerin hatasi. but i'm different. ben turkceyi turklerden ogrenmedim ki. o zaman ne bu tense'ler arasinda sikismisligim? nedir yani, kur cumleni baslat devam et. hem sen ingilizce ogrenirken ne yapardin, hatirlasana ilk isin cumleyi ogelerine ayirmak diil miydi. o zaman sikisip kalma tense'ler arasinda kalma perfect tense de. kalma bitmis ama etkisi hala devam eden eylemlerde.
-aslinda kalmadim, bunu hepimiz biliyoruz. ancak benim bi oteki aklim var, arada sirada gelen coktandir gorulmeyen. cok iyi kamufle ettigim, yuzume savas boyalarimi surup sokaklara ciktigim. YALAN. kocaman bi yalan. ne zamandir yuzume boya falan surmuyorum, literally. cunku ihtiyac duymuyorum. ben buyum, boyleyim, boyasiz halime katlanabiliyorsan bu halimi seviyorsan gel. eger boyalarima bakip aldanip ay ne sirin ne akilli aman aman ne cok bilio bu boyle deyip seviceksen,sevdigini sanicaksan zahmet olmazsa bisiktirgit.
bunu basit bi oyun gibi dusun. ya da dusunme. ben ozgur iradeye inanir oldum, sana ne yapip yapmayacagini dikte edemem o yuzden ne istiosan oyle yap. ne dusunursen dusun. ben umursamayı birakali yuzyillar oldu. hem annem diil miydi ben cocukken insanlara beni anlatirken "dunya yansa kilini kipirdatmaz" diyen. anne o, beni herkesten iyi bilir. umursamazlik bi yere kadar dunyanin en guzel maskesi, bi yerden sonra pasif intihar yollarindan sadece biri.
simdi bana cok asik olup askindan butun alsancagi ziplayarak gectigim adamin birinin gonderdigi sarkida dedigine geliyoruz bak: "let's we forget how fragile we are."
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment