Monday, May 25, 2009

self abandonment--

hani kalkip gidesin var hep, gozlerin hep birilerini ariyor, hep birilerinden bi haber- bi msg-bekliyorsun ya, aslinda hepsi sen de, herkesten cok sen biliyorsun.. gunlerdir, yorgunlukla, hastalikla-- ki yorgunlugunun nedeni ortada, ilaclar uzun sureli ihmale gelmezmis, bir kez daha ogrendin- ugrasiyorsun ya, bi farklilik bi nefes almalik bi durum bekliyorsun ya...

aslinda hepsi sende, sen herkesten cok biliyorsun...

neye hazirsam onu yasarim diyorsun, neye hazir olduguna karar veremiyorsun, saatlerce susmak istiyorsun, saatlerce kosmak, herseyi sonsuz yapmak istiyorsun, her ardina baktiginda sasiriyorsun ne cok yasamisim diye, su an inanilmaz geliyor, peki suan ne var ya da yok hayatinda..

maskelerin yine etrafta, hangisini takip hangi rolu oynayacagina karar veremediginden elinde duruyor sadece, yoksa eminim ki yuzunde olurdu..

hersey oldugundan komplike gorunuyor gibi.

bu gibi kelimesinden uzaklasacak bir seye ihtiyacim var..

suan duruyorum sadece. just standing. bi adim, sadece bi adim ileri goturecek bir seylere ihtiyacim var...

lutfen,
bir an once karsima cik.. ben kendimi daha fazla hirpalamadan..

No comments: