bir bilgenin sabrini ta$irabilecek kadar saldirgan, bir kediyi sakinle$tirebilecek kadar uysal, bir toplulugu gulmekten kirip gecirebilecek kadar pozitif, yanindakileri intihara surukleyebilecek kadar negatif, butun gece dansedebilecek kadar enerjik, butun gun uyuyabilecek kadar yorgun, bir haftalik i$i yarim gunde bitirecek kadar hizli, yarim gunluk i$i bir haftaya yayabilecek kadar yava$, bir gelincik kadar narin, bir cam agaci kadar guclu...
Wednesday, December 21, 2011
cok yakinim dediklerim var etrafimda, saatlerce konusabildigim sacmaladigim, bi de cook uzak oldugum ancak cook yakinmis gibi hissettiklerim var, onlara ulasmak duvarlarin ustunden atlamayi gerektiriyor bi nevi mario game ya da smt like that.
bi de bunlarin hepsinin disinda bi ben varim, ben bi tane degilim, maddi anlamda tekim ancak ruhsal anlamda birden fazlayim. *insert: ama bizim ailede sizofreni genetik yeaa* bir kac ruhum var, dun d.'ye anlatmisim: biri disaridan cok mutlu, cok self marketing bilen ben, herkese karsi cook mutlu sonsuz ozverili cok zeki gorunmek zorunda oldugum aslinda cogunlukla gercek.
biri bos konusma halindeki, daha dogrusu bu her zamanki halim de yani cok da konusmak zorunda olmadigim insanlarla oylesine havadan sudan muhabbetler yaptigim.
biri de benim, suanki halim hem var hem yok olan. hem gorunmezlik pelerinini takmis, hem de gorunur olan. her turlu buyuyu bilen ancak uygulamayan. cevresini kisitlayan cok sevdikleri-guvendikleri daha dogru- disindakilere yokmus gibi olan. biraz yalniz bu ben, yalnizlik demis bu ben gecen yil: birilerine heyecanli heyecanli biseyler anlatamamak, anlatacak kimsenin olmamasi. dogru demis. bu ben bu ara, cok stabil, hayatinin en durgun donemini yasiyor, susuyor, kabul ediyor, cogunlukla dalga geciyor her zaman yaptigi gibi. cogunlukla gorunmez. sanki invizibl moda aldi kendini. boylesi iyi diyor, duruyor dusunuyor dicek bise bulamadigi her an: boylesi iyi diyor. iyi bi ben aslinda. sevdim bu halimi ancak smt doesn't feel rite gibi de hissediyor. biraz deli galiba. cogu zaman baska bi planette yasamaliydim diyen bi ben, oysa bu planette ama baska yerde gibi. cumlelerin dusuklugunden kafasinin karisikligi cok bariz olan ben. belki oldugu gibi o yuzden aciga vuruyor, bilemiyorum.
bu ben, pulsuz zarflara konulmus mektup gibi, nereye gidecegini ne yapacagini bilmiyor...
boylesi iyi onun icin for now. just for now...
Thursday, December 15, 2011
stand by

sinavlarim bitti kosa kosa ankaraya gittim 10gun kaldim dondum, cok eglenceliydi, cok soguktu, f. diye tabir ettigimiz varlik da geldi 1 geceligine ancak sonra kayiplara karisti ustune bi de ayy yazamiciim cok sacma biseler iste. ama eglendim gerisi de cok umrumda diil acikcasi.
Wednesday, November 23, 2011

evet bugun cok yasli teyzeyim. gecen cocuk parkindan gecerken: "torunlarimi cocuk parkina goturmek istiyorum" demistim, o gunden anlamaliydim bugun cok yasli teyze olacagimi...
Monday, November 21, 2011
don't fuck with me

evet canlarim bugun icin konumuz, insanlar neden yalan soyler? yalan soylerler bunun aciga cikacagindan hic mi cekinmezler? peki bu cesaret nerden gelir? nerden geldigini bulsak dahi illa bunu kullanmali miyiz?
Saturday, November 19, 2011
otesi var mi?
Monday, November 14, 2011
Saturday, November 12, 2011
Wednesday, November 9, 2011
Sunday, October 23, 2011

cok degil! tam 1 ay once hayatim degismisti, tam da hayallerimizden bahsederken delicesine mutluyken, o anda gecmisti yanimizdan.. tam 1 ay sonra, aradaki kilometrelere ragmen hayallerimiz yine var: evet her sey çook güzel çook mutluluk verici olucak bööle renkler

Friday, October 21, 2011
Monday, October 10, 2011
Saturday, October 8, 2011
bugunun butun acaipliginin ustune...

Yol zamanın bir fonksiyonu değildir.Hız yolun zamana bölünmüş halidir.
İvme ve sürtünme katsayısı bizi ilgilendirmez.Yolda olmak bir hıza sahip olmayı gerektirir, aksi durum yolda durmaktır. Durmak sıkıcıdır.
Yolda durmak yolda olmak anlamına gelmez, yolda durmak yolda durmak anlamına gelir. Yolun bittiği yerde durulmaz. Ya önce durulur ya durulmaz. Bazen yolun kenarından renksiz duru sular akar. O sularda balık da vardır. Yolun yardığı tepelerin biri yeşil toprak diğeri bej olabilir.
Su aktığı yerin rengine bürünmez. Ama sana öyle gelebilir.
Ayrıca yol bitmez.
Wednesday, October 5, 2011
Tuesday, October 4, 2011
Sunday, September 18, 2011
Sunday, September 11, 2011
hayata dair iç burkan detaylar...

insanların ortak geçmişlere sahip olmaları. 50 yaşındaki insanların bisiklete bakıp: "çocukken çok istedik ama bizim hiç olmadı..." demeleri, birbirlerine anlar bakışlarla bakmaları. 50 yaşındaki diğerinin "binemezdik bile öyle sağa sola sallanırdı hep, bilmezdik ki binmeyi.." demesi.
ve şimdi, bu ikisinden birinin çocuğuna aldığı bisikleti başkasına vermesi için arkadaşının yüklerken durup sessizce: "fakir başarılı bi çocuğa ver ama..." demesi.
Friday, September 9, 2011
Sunday, August 14, 2011
cok zor degildi hayat, herkese iyiyi ya da kotuyu gosteriyordu, halbuki olaylar kendi baslarina iyi ya da kotu olarak kendini tanimlayamazdi, onlar sadece olurlardi... bu boyleydi, yasamin var oldugu ilk gunden beri degismedi. hep biz isimlendirdik olaylari, insanlari, yasamlari. bastik ustune damgayi "bok gibi" ya da "ayy canım ne guzel..."
olaylar hep sasirdi buna, iclerinden konustular kendi kendilerine "ay bu insanlar da delirmisler heralde, bize hep bi sifat ekliyorlar. oysa biz oldugumuz gibiyiz. neden boyle yapiyorlar ki?..." derken iclerinden cok bilmisin biri atladi, kendisi olay ve olgu arasinda kalmis sonra bunlardan birini secmis bi olustu: "cok basit, boyle yaparak kendilerini sinirlandiriyorlar, mutsuz ediyorlar, canlarini sikiyorlar, buna programlanmislar... toplumsal bilincalti de, ne dersen de. istersen frued gibi 7yasina kadar yasadiklarindan de. fark etmez. kolay olan bu cunku, kotuyu soylemek. kotu isimlendirmek.
halbuki kolayin da kolayi var, karsilarina cikan bizlere iyi deseler, olur deseler, hayat bu gecer deseler, bizleri sevseler.. canlarini acitabiliyoruz zaman zaman, ama burdaki ikileme bosa degil, zaman onlara yardimci, guzeli secmek iyiyi secmek yardimci, dostlar yardimci, kitaplar filmler, hersey onlara yardimci olmak icin var. zorlastirmak icin degil. biz olaylar onlara yeni kapilar aciyoruz, kimi var kapiyi goruyor bi heves, neseyle atiliyor; kimi var kapiyi goruyor arkasini donuyor, korkuyor; kimi var kapinin tam onunde dikiliyor acmiyor kapiyi, ta ki kapanana dek. garip bu insanlar..."
boyle konusunca kendini kucuk prens karakteri sandi bi an cok bilmis olus, bi an aklindan gecirdi mutlu oldu. o boyleydi, aklindan gecenlere sevinirdi, hayallerine tutunurdu, hayal kurmak guzeldi, en cok kendisi guzeldi, narsist olup olmadigini sorgulayamacak kadar iyi niyetliydi...
ve insanlarin karsisina hep boyle cikmayi secerdi, sevindirmeyi mutlu etmeyi... yukarda da bahsetti ya kimi mutlu olurdu, kimi olmazdi..
hep ayni seyi soylerdi uyumadan once: "yapicak bisey yok, kendi secimleri..."
http://fizy.com/#s/1ajdey
Friday, August 12, 2011
aylardir yazmamisim, 4 haziranda ankaraya gidip, 5 hafta kadar kalip dondum... evet her gece dans, sabaha kadar alkol, hatta uyanir uyanmaz siseden alkol(yeaa ben su icmeyi sevmiorum alkolden sonra alkol iyi gider...), cok eglence, S. derken harika zamanlar... sonra bikac gun izmir, bana asikmis gibi davranan adamin evlenmesi hem de bana ve kiza yalan soylerek daha dogrusu gercekleri gizleyerek benimse sakinligim zerre uzulmemem umursamazligim iste beni bilirsin, ardindan tatil, balkondan deniz goren bi ev, aile, huzur, bronz ten, acik kumrala donen saclar... simdi izmir, ramazan. bunlari sadece ileride donup baktigimda hatirlayim diye yazdim, ayrintilar bende dursun bi kosede...
simdiyse garip bise var icimde, sanki biseler olucak, beklediklerim aninda gerceklesicek. bilemiyorum boyle degisik hissediyorum. garip seyler bunlar.
evet dunyanin en anlasilmaz yazisina imza attim gidiyorum.
Monday, May 30, 2011
unstable
bu insan kendini cover etmek zorunda, cunku gecmisinde cok kirilmis tamam cok mutlu olmus ama kirilmis da iste, neyi kabullenmiyorsun? bu insan kendini aciga cikarirsa, canini tekrar yakabilirler. bu insani daha da kirabilirler, her gun yaralarina bakmamak icin zorlarken bu insan tekrar kirilirsa ne olur, cani yanar.. her zamankinden cok yanar. dayanamaz sonra, tekrar ayni dongu baslar, tekrar dibe batar, tekrar cikmak icin zaman harcar.. tekrar hersey yinelenir. ama bu surecte kimse o ozenle kurulmus duvarlari yikarken o insana sormaz bile, gucun var mi, bak tekrar atlatabilecek misin bu sureci, biliyorum yasamamak icin herseyini verirsin al ama salak senaryodan sana bu cikti yine, ne bok yersen ye. -derken her sey cok kolay oysa.
evet, hersey cok kolay.
Tuesday, May 17, 2011
hastalık uykusu

en yakın çocukluk arkadaşlarının birinin "en sevdiğim uyku" türüdür bu. içersin ilacı, parasetamolu hissedersin işte, arada yasal uyuşturucu dersin ya onun gibi bir şeydir. bu uyku, diğer tüm uykulardan, diğer tüm duygulardan bağımsızdır. var ile yok arasındadır, yalnızlığın eksi sonsuza yakınsarken ki halidir. kafanda yapman gereken binlerce iş, düşünmen gereken onlarca soru varken bu uyku hayatla arana bir duvar örer ve ne varsa gerisinde bırakır yaşadıklarını. rüyalar görürsün, otobüslerden inip, otobüslere binen orhan pamuk gibi olursun bi anda; yeni hayatını bulduğunu düşünürsün. arada uyanırsın, fiziksel olarak o kadar güçsüz hissediyorsundur ki, nefes almak öyle zor ve acı vericidir ki "neden uyandım ben şimdi" der geri uykuya dönersin.
bu uyku, diğerlerinden bağımsızdır dedik ya öyledir; iyileştirir. kalp kırıklarına iyi gelir, mide ağrılarına iyi gelir, hiç durmadan akıp görmeni engelleyen gözlerine iyi gelir, unuttuğun ve hatırlamak istemediğin her şeye iyi gelir. sen bile şaşırırsın, sanki hasta olman mucizeymiş gibi gelir.
bilirsin bu uyku bitip normal hayata devam etmeye çalışırken çok şey yarım kalmış gibi gelecektir, çok sevdiğin rakamlar sana düşmanlarmış gibi bakacak, o güzel havalar bi anda tekrar soğuğa dönecektir.
bazen sırf, hastalık uykusunu uyumak için hasta olası gelir insanın; bazen de mecburdur yaşaması gerekir, hayatın pause tuşuna basması gerekir, yaşar..
http://www.youtube.com/watch?v=OtVjjZDDIAs
Friday, May 13, 2011
dile kolay 3 aydır yazmamısım nerdeyse. nerdeydim ben 3 aydır? en son mart 24u hatırlıyorum gerisi yok... kedisimiz scarface imizin ardından ankaraya gittim, tabii ki 7sinde ictik, yazsam her gun ayri bir senaryo her gun ayri bir film cikar(adamin birinin siz hic senaryo yazmayi dusundunuz mu demesi gibi) ama yazamamisim, yazmaya vaktim olmamis, ya da gectim yazmak icimden gelmemis.
neden acaba? artik kendimi anlatmak cok mu slklcl geliyor bana? –yazar burda sizofren oldugunu kabul edip icses gorunumlu 2.ruhuna soru yoneltiyor--
mart 24den sonrasi iste, is burda eglenceli gecti falan derken, gecen hafta istanbul, gayet eglenceliydi benim icin. hemen hemen herkesle gorustum sanirim, sadece bi gece sarhos oldum halbuki az icmistim demek ki buraya yazmamayi uygun gordugum maddeler mutsuz oldugumda beni cat diye etkileyebiliyor. not2self: artik eskisi gibi degilsin.
neyse, bence cok eglenceliydi hayatinda 2.kez sarhos olan biri icin. komik. ama nedenini biliyorum, oncesindeki kafa karisikligi, ne yapmam gerektigini bilmemek,arada kalmak ki –fucking feelings- en nefret ettigim olay.
heaa bu arada, sarcastic oldum ben gene kimse beni ciddiye almadi, pardon cok ciddiye aldilar sanirim 5 dakikada bir “saka yaptim lutfen ciddiye almayin” demek zorunda kaldim. neden mi? biliyorsun her zaman boyle bi insandim, hicbise degismedi, insanlar komik, insanlar hala tepkisel, insanlar hala kendini cooooook onemsiyor da ondan.egolari o kadar yuksek ki, kacasim geliyor. en iyisi de dalga gecmek-hayir ben dalga gecmem benjamin.
ben de onemsiyorum, evet bi kendini begenmislik, bi simariklik, aman ben ben ben her seyin iyisini bilirimcilik var suan ustumde her zamandan cok, ki simarik bi insanim herkes bilir.duzeltiyorum zira, feyza the great neler dedi neler bana... biraz,biraz mı!!?- karmam sicti da..note2self2: bi karma list cikar acilen.
neyse boyle ne diyorduk, ben guldum eglendim geldim. bu aradaki disaridaki imajimla icerideki imajimin farkli olmasi uzerine de sevgili zekamı kullanarak-duygusal olandan bahsediyoruz heralde- analiz yaptim, bilirsin bos islerin adamiyimdir ben blog. f. case ine baktim dedim ki,( o f. kisisine de neler yaptim anlatmiim karmam iice sicmasin blog ama denyoymus bosa asik olmusum anladim) bu adam bana hic inanmadi neden, hep dalga gectigimi dusundu. –ki biliyorsun hayatimda bi kere ciddi ciddi birini dinlicekken de adam tasak geciosun deyip gitmisti— neyse, iste galiba ben bu sekilde cover etmek zorunda gibi hissediyorum kendimi, umursamaz gorunerek; yalan aslinda bak asil yalan bu. bildigin hayvanlar gibi de umursuyorum, ama ya gosterirsem de yaralarimi gorurseler de, aman daha fazla acitirlarsa da? hos,
artik yaralarimla oynamiyorum, kanamiyorlar bile, nasil bir seydi eski zamanlar hatirlamiyorum.. su blogda adi gecen bi donem asik oldugum adamlardan biri-asik mi yalannnnnnnn- kendisi ile bulustuk dun sabah. ben ne yuzsuz bi insanim, sana karsi bir sey hissetmiyorum dedim. tabii ki benim de gozlerim doldu sonra, ama bi dakka o terk etmisti beni!-
neyse blog, neden yazdim bunlari hic bi fikrim yok, twitter a dewamli yaziyorum zaten, sozluge de. bitmek tukenmek bilmez bi kendini anlatma cabasi.
halbuki anlatcak cok sey var, oysaki ben mutlu anlarimda ne fotograf cekerim ne biseyler yazarim, hatta ben mutlu oldugumda ictigimi bile cok az hatirlarim..
blog taa 4 yil once yazmistim ya, (bkz: ozel hayatini desifre eden insan modeli)
aa blog bi de uzunca bi aradan sonra kendimi ciddi ciddi, dogru duzgun anlatmak istedigim birini gormus olabilirim. that’s all.
Wednesday, February 23, 2011
Monday, February 21, 2011
Sunday, February 20, 2011
cook sevdiim bi kitaptan.karsima cikti, kesin anlatmak istedigi bise var dedim
Friday, February 18, 2011
rezzan kiraz stayla again.

dolunay.benim gibi lunaticlerde bas agrisi yapabiliyor iste. bu dolunay kucuk bi rituel yaptim. kedisime ilaclar agir geliormus yarin gene goturucem. kendim hastayim kendimi goturmuyorum onu goturuorum. bas donmesi de var su ara bende anlamadim.
bgn oylesine bi is gorusmesinde normalden genc gosterdigim-universite 2 mi- ya da ne bileyim iste cok hos cok cici bi insan oldugum yonunde feed back aldim walla complimanın kimden geldiginin ne onemi var arkadasim sevinirim ben.
we are accidents waiting to happen cümlesi aklimda. bekliyorum sanirim ondandir.
sailor moon u bastan izlemek istiorum ben.
Wednesday, February 16, 2011

2 gündür biraz keyifsiz olan kediş için "ay ölücek" diye paranoyalara girmek, sabah da bunu doğrular gibi ilk kez -evet bizimleyken ilk kez- yatağa çişini yapması, bunun üzerine "tamam işte işaret bu nerde olduğunu bile bilmiyor" paranoyalarına girmek, üstünde eşofmanlarla veterineri açtırmak, sonuçta "üşütmüş" olduğunu öğrenmek-evde beton yok, her yer parke ve devamlı yatağın üstünde nası üşütüyorsa artık diye şaşırmak- iğne vurulurken sanki size iğne vuruluyor gibi olmak, sabah sabah sinirlerinizin bozulması, "ya ona bir şey olursa" korkularına yenilmek, ağlamaklı olmak. daha da kötüsü ağlarsa düzeleceğini düşünmek.(son cümle benim denyoluğum)
tabii bi kez daha karar verdim ki benden anne falan olmaz, olurum lan ben paranoyadan. ya da bilmem tam tersi olur atarim sokaklarda oynasin seklinde. boyle de bi borderline profili ciziorum as u c.
neyse evrene de burdan 2 cift lafim olucak: nerde bizim siparisler?
neyseki bu entriden 2 saat sonra duzeldi oglusumuz. daha iyi gorunuyor.
Tuesday, February 15, 2011
my confessions vol.3
oyle birinin bana asik olmasina gerek yok, onemli olan benim asik olmam sadece..
boyle de bencilim iste.
bi de olum korkum var, defneden sonra olustu. hic durmadan da dusunuorum, nerde nasil olucem die. resmen paranoyakliim katlanarak gelisior.
isin kotusu ben alisiorum sanirim buna.
Tuesday, February 8, 2011
Monday, February 7, 2011
baby, did you forget to take your meds?

bazen bir seyi unuttugumu fark ediorum, uzuluorum, birini, ona dair herseyi...guldugunu agladigini herseyi.. bi bakiosun gitmis. ruzgar mi gotuor bilmiorum ama gidior.. aslinda sevinmelisin boyle bi durumda, ama onunla yasadiklarin gidior. belki sen eksiliorsun da kendini kandiriorsun. her zaman yaptigin gibi.
rahatlikla gidebiliorsun ayni sehirlere, ayni mekanlara.. bu sefer daha az canin yanior belki guluorsun sakalasiorsun, normalmis gibi. ama bi anda hatirliorsun, lanetlenmis gibi.. ya o da oyle olsaydi, ya da o gun cok eglenmistik hissi. ama o o zamandi, suan farkli bi zamandasin, yasiorsun ama yasamak hatirlayarak canini yakior, az belki, ama yakior iste. hani murathan mungan'ın dedigi gibi: "o boslugu dolduran sizin eksilmenizdir..."
sonra sen alismak isimli boktan fiile alisiyorsun, ya da kendini kandiriorsun. "aman koyarim gotune life goes on" diorsun arkada da "let the sunshine in" dior. bi barda bagira cagira soyluorsun en iyi arkdasinla, mutlusun ucuyorsun..
bi an iste herhangi bi an dongu basliyor. durdurursan ne ala, durduramadin yandin. yaktin devreleri gene.
hani bozulan arabalar gibi, tekrar tekrar tamire gidiosun onariosun ruhunu, belki alkolle, belki muzikle, belki en iyi arkadaslarinla..
ben bile suan o donguyu yaziorum, her an basa donuyorum, belki egleniorsun derken...
Monday, January 10, 2011
su uyur ben daha cok uyurum
Friday, January 7, 2011
soguk ama gunesli ayni mutsuz ama neseli gibi
ask bu, yeni mi eski mi bilinmez, nerden gelir bilinmez...evet, bugunku ozlu sozumu de uydurduguma gore, evdeyim, carsambaya rahatim ve bunu sonuna kadar kullaniorum. spora yazilmaya karar verdim, bakalim nolucak bilmem. nakit param olmadigi icin alisverise gidemedim, cunku banka 2 adim otede, cok uzak.
bugun rapuzel saclarimi kuruturken aynada kendime baktim, beni uzen insanlari neden affediyorum dedim, neden unutuyorum i mean neden diger insanlar gibi onlari kotulemiyorum, her gun kufretmiyorum, uzulmuyorum falan...
neden bilmiyorum iste bi saint oldugumdan degil ama affediyorum, ilginc bi insanim ziyadesiyle. sahsen kendimi anlayabilmis degilim.
bu da bole ciden sevgili dunluk tarzindaki bi yazimdir...
ayrica su soz son zamanlarimi cok guzel ozetlemistir: "tutarsızlık deme bir daha
bizim sigaralarımız birbirini tutmuyor..." ve ayrica :"don't think of it as a cigarette. think of it as the thing that's been missing from your hand. when you're holding it, you feel right. you feel complete."


